04.03.2017 - TURKMynet.Com Portalı & Sohbet ve Eğlence Sitesi

Bakan Işık: ABD, PYDyi kendine bir partner olarak seçti

Bakan Işık: ABD, PYDyi kendine bir partner olarak seçti

Milli Savunma Bakanı Işık, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Büyüyen terör saldırıları ve dün İzmir’de yaşanan terör saldırısıyla ilgili değerlendirmede bulunan Işık, “Teknik bilgileri İçişleri Bakanlığımız toparlıyor, derliyor ve gerektiğinde Yargı Bakanlığımız bunu açıklıyor. Her şeyden önce Fethi Sekin ve Musa Can isimli bir polisimiz ve dahası adliye çalışanımız onlara Allah’tan rahmet, yaralananlara ivedi şifalar diliyoruz. Reina’da İstanbul’da hayatını kaybeden polisimize, oradaki görevlilerimize, sivil halka Allah’tan rahmet diliyoruz. Bölge her yerde şekilleniyor. Bölgenin her yerde şekillenmesi sürecinde fiilen bugünkü olayları öyle okumak gerekiyor. Bu süreçte Türkiye’nin etkisizleştirilmesi bölgede inisiyatif alamaması, bölgede rol üstlenmemesi için terörü sistemli olarak arttırma gayreti içerisinde. Önceden Türkiye’nin 1980’lerde başlayan PKK terörü vardı. Muhakkak dönemlerde özellikle çekiç şiddet harekâtıyla birlikte Irak’ın Amerika göre ilk vurulduğu birinci Körfez Savaşı’ndan sonra terör yükseldi. İkinci dalgada da Irak’ın işgali ardından terör yükseldi. Sol örgütlerin terörü vardı. Fakat bunlar yetmedi aramak oysa DEAŞ terörü Türkiye’nin başına bela edildi. Acilen o da yetmedi, FETÖ örgütü Türkiye’nin başına bela edildi. 100 yıl sonradan bölgenin tam bir türbülans içerisinden geçtiği, kaotik bir ortamın oluştuğu bu vakit dilimi içerisinde her yerde yapılanmada Türkiye’nin çok rol üstlenmesi istenmiyor. Türkiye’nin etkisiz kılınması, kendi içine dönmesi, kendi kısır çekişmeleri içerisinde yalnızca kendi güvenliğini düşünen, kendi dıştan ne olup bittiğini çok fazla sorgulamayan ve gelecekte de kendi önüne dayatılan her türlü olaya ‘evet’ demek zorunda kalan bir ülke olsun isteniyor. Şuanda bütün bu terör olaylarının arka planında bunu görmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Başlıca terörün hedefi Türkiye’nin bölgesindeki gelişmelere dikkatsiz kalması, hatta Türkiye’ye bu noktada biçilen rolü Türkiye’nin eksiksiz oynaması”
PKK, DEAŞ ve FETÖ’nün benzer el göre yönetildiğiyle ilgili ise Bakan Işık şunları kaydetti:
“Bununla ilgili o kadar fazla işarette yok değil. Türkiye’nin bölgede etkisizleştirilmesinden çıkarı olan bir veya birkaç güç odağının bu örgütler üzerinde fazla etkili olduğunu biliyoruz. Burada ana terörün hedefi Türkiye’nin bölgesindeki gelişmelere pervasız kalması, hatta Türkiye’ye bu noktada biçilen rolü Türkiye’nin eksiksiz oynaması. Kendi toprakları içerisinde operasyon yapıldığında ona zeka gürültüsüz kalmasını sağlamaya karşın. Bunu görmemiz lüzumlu. Bunu bütün göremezsek terör noktasında gereken duruşu gösteremeyiz. Yarın bölgede bir yeni oluşumda Türkiye’nin bir parçasının koparılması gerekirse Türkiye buna direnme gücüne sahip olmasın ya da Suriye, Irak ve öteki bölge her yerde şekillenirken Türkiye burada inisiyatif almasın. Bir PKK eylem yapıyor, bir DEAŞ eylem yapıyor. Benzeri nöbetleşe eylem gibi. FETÖ’nün zaten Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak için içeride ve dışında giriştiği hareketleri biliyoruz. Burada bizim de Türkiye olarak üzerimize düşen en manâlı yükümlülük bu tehdidin haberdar olarak asılolan tüm bu tehlikeleri bertaraf etmek için en manâlı ihtiyacımız olan birliğimizi, beraberliğimizi gözetmek. Türkiye’yi kendi iç tartışmalarına çekme ve bu tartışmalar üzerinden Türkiye’yi istikrarsızlaştırma hedefi güdüyor. Uyarı etmemiz gereken, alıngan olmamız gereken, hele şu süreçte tarihin bitmiş yazıldığı bir dönemi gerçekte yaşıyoruz şuanda. Dünyanın gidişatını etkileyen en esas olayların yaşandığı dönem ve bölge olarak yazacaklar. Bizim terörün başlıca amacına karşın itinalı, alıngan ve proaktif olmamız gerekiyor. Bu terör eylemleri bu noktada değerlendirilmeli. Türkiye bunlara teslim olmayacak.”

“Ilk işaretlerin (PKK’yı) bunu gösterdiğini anlatmak yanlış olmaz”
İzmir’deki terör saldırısıyla ilgili Bakan Işık, “Ilk işaretlerin (PKK’yı) bunu gösterdiğini söylemek hatalı olmaz. Vali bey bir açıklama yaptı. Elinde veriler olmasa böyle bir açıklamayı yapmazdı” dedi.
Reina’daki saldırıyla ilgili dış bağlantıların konuşulduğu hatırlatılarak, saldırganın yurt dışına kaçırılmasının laf konusu olup olmadığıyla ilgili Işık, “Çok profesyonelce bir terör eylemi bu. Harika soğukkanlı bir terörist var karşımızda. Bunu kimsesiz kendisinin planlayıp, terör eylemini yapmış olmasını çok düşünmemek gerekli. Arkasından bazı güçlerin olması kuvvetle olası. Kimdir, hangi desteği vermiştir, hangi lojistik destek sağlanmıştır, bunların hepsi istihbaratımızın kayda değer güçlerimizin alanı. Onlar o çalışmaları yapacaklar ve sonuçta inanıyorum ki bilgiler olgunlaştıkça kamuoyuyla paylaşacaklar. Ben olayın teknik detayını çok pozitif irdelemek istemem. Lakin benim gördüğüm bu çok profesyonelce üretilmiş, planlanmış terör eylemi. Bu teröristin ardından mutlaka bazı unsurlar var” diye konuştu.

“ABD, PYD’yi kendine bir partner olarak seçti”
Başbakan Binali Şimşek’ın “ABD Türkiye’deki terörü besliyor” açıklaması hatırlatılarak, “Bu terör saldırılarını aracısız ABD ile ilişkilendirebiliyor muzunuz?” sorusuna Bakan Işık, “ABD, DEAŞ ile çaba edeceğim diye bu mücadeleyi yaparken de taşeron kullanacağım diye bölgede PYD’yi kendine bir partner olarak seçti. Bunun yanlış olduğunu Türkiye olarak biz yeniden beri söylüyoruz. PYD PKK’nın Suriye uzantısıdır. Katiyen Suriye’deki Kürtleri temsil etmez. Hatta PYD alanda egemenlik düzenlemek için kendisi gibi düşünmeyen, itaat etmeyen böylece fazla Kürt grubu elimine etti. Bunun içerisinde Müslüman olmayan Kürt grupları da var. ABD’li muhataplarımızla her görüştüğümüzde bunu mutlaka söylüyoruz, diyoruz ama ‘PYD PKK’nın Suriye koludur ve bir terör örgütüdür. Terör örgütleriyle işbirliği yapmak muhakkak yılanla çuvala girmek gibidir.’ ABD bu noktada stratejik bir hatalı yaptığı için acilen o yanlışın bedelini hem alan olarak biz ödüyoruz ayrıca bu değer eninde sonunda ABD’ye de dönecek. Bundan hiç şüphe değil. Bugüne dek bütün terör örgütleri ilk olarak kendisini destekleyen bütün ülkelere aleyhinde eninde sonunda atak yapmıştır. Bu noktada ABD DEAŞ ile çaba edeyim fakat bu mücadeleyi ben vekalet mücadelesi biçiminde yürüteyim, bölgede de PYD’yi taşeron olarak kullanayım diye son derece yanlış bir tercih yaptı. O tercihten dolayı PYD’ye tabanca veriyor. Bu silahın o bölgede dağıtılması bundan böyle kontrolün imkansız olması sonucunu doğruyor. O silahlar bazen Türkiye’de PKK’nın elinde bulunuyor. Bazen uluslararası tabanca piyasasında bulunuyor. Ara Sıra Irak’ta DEAŞ’ın elinde bulunuyor. Hatta bazen Suriye’de DEAŞ’ın elinde, Amerika DEAŞ’la savaşılsın diye verdiği silahlar DEAŞ’ın elinde çıkıyor. Bu ABD bilinçli olarak Türkiye’deki terörü arttırmak için bunu yapıyor çağırmak çok gösterişli bir cümle olur. Bu noktada elimizde böyle bir veri, veri değil. Bu netice itibariyle yapılan işin geldiği nokta itibariyle Amerika’nın PYD’yi desteklemesi ve silah vermesi, bu silahların Türkiye’ye karşı PKK aracılığıyla ve PYD yoluyla kullanılması sonuçta böyle bir cümleyi zaruri kılıyor” değerlendirmesinde bulundu. 

Abdullah Sarıca – Pelin Üzek

sizlere Turkmynet.Com farkıyla sunulmuştur

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ