04.03.2017 - TURKMynet.Com Portalı & Sohbet ve Eğlence Sitesi

Bakan Işık: İncirlik Üssü bir NATO üssü değildir

Bakan Işık: İncirlik Üssü bir NATO üssü değildir

Ulusal Savunma Bakanı Işık, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Gerilen Türkiye-ABD ilişkileriyle birlikte İncirlik Üssü’nün durumu hakkında değerlendirmelerde yer alan Bakan Işık, İncirlik Üssü’nü hükümetten daha çok kamuoyunun sorguladığını söyledi. Hedefin DEAŞ ile uğraş olduğunu gösteren Bakan Işık, “DEAŞ iki taraflı düşmanımız ve hedefimiz. DEAŞ ile mücadelede vekalet mücadelesi yapılıyor. PYD’ye ve diğer aktörlere rol verilmeye çalışılıyor. Türkiye kendi sınır güvenliğini ve hudut hattını adamakıllı teminat altına edinmek ve DEAŞ’ı sınırından iyice atmak için Fırat Kalkanı Harekatı’nı başlattı. Bu harekatın ilk hedefi DEAŞ’ın bizim hudut hattımızdan ve bölgeden söküp atılması. Böyle bir mücadele koalisyonun kuruluş amacı olduğu için ilk olarak ABD almak üzere koalisyon güçlerinin Türkiye’ye takviye vermesi gerekmez mi? ‘20 kilometrenin aşağısına size yardım vermiyoruz’ diyorlar. 19. kilometredeki DEAŞ ile 21. kilometredeki DEAŞ bir yok mi? Burada bir açık yüreklilik problemi var. ABD, burada candan Türkiye’ye maalesef gerekli desteği vermiyor” diye konuştu.

“ABD Savunma Bakanıyla 7 ayda 6 kere ikili röportaj yaptım”
Koalisyonun DEAŞ ile uğraş için kurulduğunu ve Türkiye’den de destek istendiğini hatırlatan Bakan Işık, “Biz de ‘evet DEAŞ ortak düşmanımızdır. Bölgeden DEAŞ’ın atılması lüzumlu. Onun için koalisyon güçlerinin İncirlik’te konuşlanması doğrudur ve biz bu izni veriyoruz’ dedik. Peki biz bu izni verdikten daha sonra bizim DEAŞ ile mücadelede desteğe ihtiyacımız varken neden takviye vermiyorsunuz? Neden ipe un seriyorsunuz? Bu anlayışla siz hareket ettiğiniz vakit Türkiye kamuoyu arkadaş canlısı olmadığınızı söylüyor. veya Türkiye’ye açıklamadıkları bir ajandası var. 20 kilometreye kadar destek verdiniz de 20 kilometreden sonrasına niçin takviye vermiyorsunuz? Bunun Türkiye’de sorgulanması gayet tabidir. Bu noktada biz her görüşmemizde ABD’li yetkililerle bunu paylaşıyoruz. Ben 7 aylık Milli Savunma Bakanlığı görevimde ABD Savunma Bakanıyla 6 kez ikili röportaj yaptım. Her görüşmemizde bu konuları masaya yatırdık. Fırat Kalkanı Harekatı başladıktan daha sonra her görüşmemizde kantonların birleştirilmesi, Mümbiç’deri PYD’nin çıkarılması, El Bab harekatında Türkiye’ye yardım verilmesi, Fırat Kalkanı Harekatı’nda Türkiye’nin desteklenmesini her görüşmemizde konuştuk” biçiminde konuştu.

“İncirlik Üssü bir NATO üssü değildir”
ABD’nin, Türkiye’nin NATO müttefiki olduğunu bildiren Bakan Işık, müttefiklik ilişkisinin temelinin açıklık ve açık sözlülük olması gerektiğini vurgulayarak, “Eğer açıklığa ve samimiyete dayanmayan bir müttefiklik ilişkisi varsa bu ilişkiyi devam etmek zorlaşır. Sonuçta Türkiye demokratik bir ülke. ABD atacağı her adımda kamuoyunun nabzını nasıl dikkate almak zorundaysa, Türkiye de bunu göz önünde bulundurmak zorunda. Bizim müttefiklerimizden beklentimiz bu noktada Türkiye’ye aleyhinde açık ve dostça olmaları. Bugünden yarına İncirlik Üssü kapatılacak anlamına gelmiyor bu. İncirlik Üssü bir NATO üssü değildir. Türkiye’nin izniyle orada bulunuyorlar. Türkiye bu noktada ABD ile de, öteki koalisyon ülkeleriyle de görüşmelerini sürdürüyor. Bu görüşmeler Türkiye’nin çıkarlarını korkutma edecek bir hal alırsa Türkiye her türlü ihtimali değerlendirir. İncirlik’teki koalisyon güçlerinin varlığı DEAŞ ile çaba dışarıda diğer bir amaca karşın bulunduruluyor kanaati oluşturursa kuşkusuz gereği yapılır. Lakin bunu bildirmek için fazla erken. Sonuçta biz bir ittifak içerisindeyiz. Bu ittifak içerisinde de var olan sorunları birinci öncelikte konuşarak çözmek durumundayız. Bunu muhataplarımızla konuşuyoruz” açıklamalarında bulundu.

“Bu konudaki son karar Türkiye’nin kararıdır”
Bakan Işık, İncirlik Üssü konusundaki sorunların çözülmesi için yoğun bir görüşme trafiği yaşandığını ifade ederek, “Ümit ederiz fakat bu röportaj trafiğinde bundan böyle sonuç alırız ve sonuca karşın adımları görürüz. Yahut adım atılmayan hiçbir görüşmenin sonuçta bir itibarı da olmuyor. Sorunlarımızı biz bütün açıklığıyla ortaya koyuyoruz. ABD’den ve diğer koalisyon ülkelerinden samimiyet bekliyor. Sonuçta yetki Türkiye’dedir. Bu konudaki son karar Türkiye’nin kararıdır. Bu bizim elimizde olduğu sürece bu konularda gerekmedikçe nihai kararı vermeyiz. Lakin gerektiğinde de vereceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın” ifadelerini kullandı.

“Bölgede daimi bir uzlaştırma için yeni Amerikan yönetiminin inisiyatif alması lazım”
Ortadoğu’nun Körfez Savaşlarından itibaren önemli şekilde istikrarsızlaştığının altını çizen Bakan Işık, Saddam Hüseyin’in devrilmesinden itibaren bölgede önemli bir türbülans olduğunu kaydetti. Bakan Işık, Esed’in kendi halkının üstüne bomba yağdırmasıyla birlikte Suriye’de devlet otoritesinin kalmadığını söyledi. Böyle bir dönemde koalisyon ülkelerinin liderliğini üstlenen ABD’nin kararsızlığı ve dünyanın öteki ülkelerine güven vermeyen politikalarının bölgeyi içinden çıkılmaz ülkü getirdiğini dile getiren Bakan Işık, “500 binin üstünde vatandaş hayatını kaybetti. Bu sadece Türkiye’de sorgulanmıyor, ABD’de de ciddi şekilde sorgulanıyor. ABD, bugüne dek yapması gerekenleri yapmadı. Ben ABD seçimlerinde Suriye’deki ABD yönetiminin başarısızlığının bile rol aldığını düşünüyorum. Obama’nın özellikle ikinci döneminin bu konuda politikasızlık üretmesi sadece bölgede değil, ABD’de de tepki oluşturdu. Pek fazla görüştüğümüz mevkidaşımız ‘Evet biz daha önce bazı hareketleri yapmalıydık’ diyorlar. Derhal bunlar söyleniliyor bundan böyle. Suriye politikası ABD için tam bir başarısızlık ve düş kırıklığıdır. Derhal yeni bir dönem başlıyor ABD’de. Ümit ediyoruz ama yeni Amerikan yönetimi Suriye’yi içten okur ve yapılması gerekenleri yaparlar. Biz bu konuda Türkiye olarak her türlü yardımı yapmaya açığız. Bölgede kanın durması için elimizden geleni yapıyoruz. Rusya ile bir ateşkes sağlanması için çok büyük gayretler gösterdik. Bölgede daimi bir barıştırma için yeni Amerikan yönetiminin inisiyatif alması lüzumlu. Son mütareke sürecinde Türkiye, Rusya, İran inisiyatif aldı. Ümit ederiz ancak bundan daha sonra geçmiş dönemdeki hatalardan da ders alırlar ve Suriye ile Irak’ta daimi kararlılık sağlanır. Sonuçta Türkiye, Suriye ve Irak’ta istikrarı destekliyor. Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta en büyük çıkarı istikrardır” dedi.

“El Bab’daki en büyük hassasiyetimiz sivil kaybın olmaması”
El Bab operasyonunda son koşul hakkında bilgiler veren Bakan Işık, harekatın yavaş ilerlemesine ilişkin şunları kaydetti:
“El Bab’a gelene kadar öbür bir strateji vardı. Daha fazla küçük yerleşim birimleri vardı. Ufak gruplar halinde öbeklenmiş DEAŞ militanları vardı. Onların temizlenmesi daha büyük oranda Bağımsızlık Suriye Ordusunun önde yaptığı bir mücadeleyle oldu. Ama El Bab’a gelince bundan böyle bu bir kent savaşına dönüşmeye başladı. Şehir Halkı savaşına dönüşmesinde bizim açımızdan en büyük risk sivillerin şehirlerde yaşaması. Sivil kayıpların olmaması için Türkiye koskocoman hassasiyet gösteriyor. Bir tek insanın hayatını kaybetmemesi için çok ciddi gayret gösteriyor. Yavaş ilerlemesinin en kayda değer sebebi bu. Yoksa orada yalnızca DEAŞ militanları olsaydı El Bab’dan DEAŞ’ı söküp atmıştık. Lakin siviller var ve bir tek sivilin hayatını kaybetmemesi için TSK da, Bağımsızlık Suriye Ordusu da koskocoman gayret gösteriyor. Bu harekatı yavaşlatan bir neden. Bir diğer sebep ise hava şartları. Bazen 10 gün hava yağışlı, karlı veya puslu oluyor. O süreçte harekatı ilerleme imkanı olmuyor. Ancak planlandığı gibi devam ediyor. El Bab’daki en büyük hassasiyetimiz sivil kaybın olmaması.”

Abdullah Sarıca – Pelin Üzek 

 

sizlere Turkmynet.Com farkıyla sunulmuştur

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ