29.01.2018 - TURKMynet.Com Portalı & Sohbet ve Eğlence Sitesi

Devletin katılım bankaları ekonomiye katılamadı

Devletin katılım bankaları ekonomiye katılamadı
Rate this post

İki ulus bankasının iştiraki olan Katılım bankalarının faaliyetleri, sektörde bekleneni karşılamadı.
Katılım finans sektörünün son iki aktörü kamu bankalarının iştiraki olan katılım bankaları oldu. Ama meslek dünyasının beklentilerini karşılama ve gaye tutturmada istenilen duruma gelinemedi. 

Bankacılık sistemi içerisindeki pay artmadı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen yıl Vakıf Katılım Bankası’nın açılışında yaptığı konuşmasında sistemin bankacılık sisteminin aldığı payın yüzde 5 olduğunu belirterek, “Yüzde 15’lik bir kasıt var ama ben bunu yetkisiz görüyorum. Yüzde 25’e çıkarmamız gerekir” demişti. Fakat tüm desteklere karşın Katılım bankalarının Türk Bankacılık Sistemi içerisindeki payları artmadı. 2016’nın birincil ayında yüzde 5,04 olan pay Kasım ayı verilerine kadar 4,79’a geriledi.

Hedefler – Gerçekler
Halk iştiraki olan katılım bankaların 2016 şube hedefi 80 iken bu hedefin altında kalınarak 73 şubeye ulaşıldı. Halk bankası iştiraki olarak sisteme katılan ilk katılım bankasının genel müdürünün daha önce yaptığı açıklamalarda 2016 yılı sonunda nakdi ve gayrinakdi fon kullandırım tutarının, 10 milyar liraya ulaşabileceğini öngörüsüne karşın, üçüncü çeyrekte açıklanan fonların 6,5 milyar TL seviyesine ulaşması ile beklentinin aşağı kalacakları tahmin ediliyor.

Erdoğan: “Yatırımcıya gerekli kredi musluklarını açmayan aleyhinde bizi, hükümeti bulacaktır”
Cumhurbaşkanı Erdoğan dün yaptığı konuşmada da finans sektörü ile ilgili açıklamalarda bulunarak Türkiye’ye karşın saldırıların en önemli araçlarından birinin de ekonomi olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu durumun ekonomiyi askıya alma, sanayicilere ‘yatırım yapmayın, paranızı bankada tutun’ söylemlerine dek böylece fazla emaresinin bulunuyor. Paranızı bankada tutun’ denmesi ne demektir biliyor musunuz? ‘Paranı o finans kuruluşlarının sahiplerine ver, onlar hiçbir yatırım yapmadan reel sektöre oradan dehşet vurgunlar vursun’ demektir. ‘Ülkenin reel sektörüne yok, paranı git bankaya yatır, bankanın patronu kimlerse onlar da vurgunu vursun’. Bu odur. Finans sektörünün sahibi durumunda olanlar, eğer bu ülkede girişimciye, yatırımcıya gerekli kredi musluklarını açmıyorsa, kim ne derse desin aleyhinde bizi, hükümeti bulacaktır. Bu ırk bize oyunu verirken ne dedi, ‘Benim haklarımı sonuna kadar koru’ dedi. Biz de korumaya mecburuz. Acımasız parayı kullananları ben ‘idareli terör estiriyorlar’ diye vasıflandırıyorum. Bu budur. Bunun diğer izahı yoktur”.

ADASO Başkanı Kıvanç’tan açıklama
Cumhurbaşkanı’nın bu sözleri üstüne Adanalı sanayici ve KOBİ’lerde bu söylemleri destekleyerek, katılım bankalarının, ticari bankalarla rekabet edebilecek düzeye gelmelerini istedi. Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Akıllı Kıvanç, Türkiye’nin güç bir dönemden geçtiğini, FETÖ darbe girişiminin başarısız olmasından sonra Türkiye’ye ekonomik olarak zarar verilmeye çalışıldığını söyledi. Kıvanç, “Bugün hükumetimizin sanayicimiz, işletmelerin KOBİ’lerin finansmana erişimi için çok kolaylıklar sağladı. Kredi hacmini büyüttü. Bunun yüzde 85’i define garantisinde yüzde 1’i bankalar kadar risk alınacak. Bu finansmana erişemeyen çoğu vatandaşımız için büyük bir nimet. Bankalarında elini rahatlattı bu olay. Bundan nedeniyle sanayicilerin finans sıkıntısının bir nebzede olsa aşılmış olduğunu düşünüyorum” dedi.

“Finansman maliyetleri yüksek”
Katılım bankalarının fiyatlamalarının yüksek olduğunu açıklayan Kıvanç, katılım bankalarının ticari bankalarının rekabet edebilecek düzeye gelmelerini belirterek şunları söyledi: “Katılım bankalarının fiyatlamaları yüksek. Ticari bankaların fiyatlamalarıyla sıradan katılım bankalarının fiyatlamaları arasında bir fark var. Bunu da muhtemel olduğu dek düşürürlerse buna da rağbet olacağını düşünüyoruz. Bu da emrindeki olur ya de katılım bankalarının maliyetlerinin yüksek olmasından nedeniyle olabilir. Ticari bankalar nasıl finans kaynaklarına ulaşıyorlarsa katılım bankaları da o finans kaynaklarına ulaşıp katılım bankalarından istifade eden şirketlere daha akla yatkın fiyatlarla finansman sağlamasını istek ediyoruz. Katılım bankaları finansman maliyetinin yüksek olduğunu defalarca için ön planda tutuyorlar. Bizde ticari bankalarla rekabet edebilecek düzeye gelmelerini özlem ediyoruz.”

“Katılım bankaları devlet bankası zihniyetinde”
Adana da etkinlik bildiren Akıntı Elektronik’in Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Duru’da katılım bankalarının devlet bankası zihniyetiyle çalıştığını bu sebepten can sıkıntısı yaşadıklarını ifade etti. Duru, “Katılım bankalarında sıkıntı yaşıyoruz. Hala devlet bankası zihniyetiyle çalışıyorlar. Özel bankalar ise bu konuda daha çok alaka ve ilgi görüyoruz. Özel bankalarda da katılım bankalarında da krediler hat safhaya çıktı” diye konuştu. Hasan Duru, katılım bankalarından kredi alamadıkları için katılım bankalarıyla uzaklık kat edemediklerini de belirtti. Özel bir bankadan yüklü miktarda kredi çektiğini sözlerine ekleyen Duru, “Özel banka tercih etmemizin en büyük avantajı. Projelerimiz için vermiş olduğumuz teminatları katılım bankaları yüzde 100, yüzde 110 güvence istiyor. Ayrıca üretime başlamadan enerji tesislerimizin de teminatını istiyor. Ayrıca kazanç temini de istiyor. Bizim elimiz kolumuz bağlanıyor. İkinci yatırımı yapamaz hale geliyoruz. Özel bankalar ise yüzde 50 teminatla bize projeyi de teminat olarak kabul ediyor. Dolayısıyla yüzde 50 teminatla biz yatırımcılara bize kredi veriyor” ifadelerini kullandı.

“Özel bankaların katılım bankalarından daha az şartı var”
Özel bankaların katılım bankalarından daha az şartı olduğunu kaydeden Akıntı Elektronik’in Idare Heyeti Başkanı Hasan Duru, daha sonra şu ifadeleri kullandı: “Yüzde 50 olarak vermiş olduğumuz teminatları da enerji üretimine başladıktan daha sonra geri dönüş faturasıyla birlikte bizim kredi almış olduğumuz bankaya verdikten sonra teminatları kaldırma garantisi veriyor. Katılım bankaları teminatları ne vakit kaldıracağı belirli değil. Özel bankalar ise taahhütname veriyor bize. Tesisiniz işlemeye başladıktan 2 ay sonra teminatlarınızı vereceğiz diyor. Dolayısıyla biz kendi kaynaklarımızı ikinci projeye aktarıyoruz. Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. Ülkemize istihdam oluşturacak yatırımlar için kendileri fazla işine düşkün ara sıra banka yöneticilerini toplayıp olumlu şeyler söylüyor. Bankalarımızın da bilhassa katılım bankalarımızın da özel bankalarla arasında oysa regülasyonu sağlayabilmesi için yatırım bankalarımızın bize daha yakın yardımcı olmasını yatırımlarımıza sürdürmek istiyoruz”. Yüksek Dağ Mühendislik Elektrik Transformatör Yönetim Kurulu Başkanı Burak Aydoğan’da,”Katılım bankalarının sektöre can suyu anlamında koskocoman yük talep ettiğini düşünüyorum” diyerek gelişmelerden ümit verici olduğunu söyledi.

Mustafa Oğuz: “Özel sektörün çabuk çoğalan taleplerine yanıt veremiyor”
Konuyla ilgili açıklamalarda yer alan mücevher ticareti ile ilgili Bursalı işadamı Mustafa Oğuz, resmi birincil katılım bankasının açılmasıyla birlikte, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bankalarla alakalı ikazlarını dikkate alarak firmasının işlerini buraya kaydırmayı düşündüğünü belirterek, “Fakat yeterli refleksi göremedik. Bursa’da birincil açılan devlet katılım bankası şubesi ile irtibata geçtik. Bir mülk alımında murabaha (satın alma işlemi) müracaatında bulunduk. Bize önce bir limit oluşturacaklarını söylediler. Bizde şirketimiz ile alakalı her türlü evrakları verdik. Bir kaç kez da sorduk. Ama yeniden bankadan dönüş olmadı. Biz çalıştığımız bankadan işleme devam ettik. Devletin katılım bankasının bize bir sınır oluşturulduğunu 3 ay sonradan niye gelmediniz diye arayıp sorduklarında öğrendik. Böyle bir iletişimsizlik yaşadık. Katılım bankası resmi olunca özel sektörün süratli gelişen taleplerine cevap veremiyor. Biz de başlangıçtaki bu ilgisizlik nedeniyle birincil açılan katılım bankası ile çalışmayınca, bu kere yenisi reklama çıktığında onunla çalışmayı düşündük. Onların Bursa şubesi daha başarılı bir alıcı yaklaşımı sergiledi” şeklinde konuştu.

Vatandaşın şikayetleri
Vatandaşlar Halk bankası iştiraki katılım bankalarıyla ilgi sıkıntılarını şöyle belirttiler:
“Yalan söylenerek kredi kullandırılmaz”
“80 bin TL kullandığımız konut kredisini 2 yıl vadeli istemiştik, ama gelir durumu baz alınarak 4 yıl kullandırdı. 2 yıl ile 4 sene arasında 10 bin TL kar payı farkı vardı. Aylık 2’şer taksit ödeyerek 2 yılda bitireceğimi, erken ödeme indirimleri almam gerektiğini söyledim. Bankada 2 yıl kullandığınız kar payı dek indirim alamazsınız fakat ona yakın bir tutar değin indirimimiz olur demişti. Bu sözüne istinaden krediyi kullandık. Çift ödemeye başlayacaktım fakat erken ödeme indirimi yapılmadı taksitler kuruşuna dek tahsil edildi. 4 yıllık krediyi 2 yılda kapatıp nasıl hiç kar payı indirimi alamam? Bankada böyle bir dilekçe yahut, niçin kullanmadan önce yanlış bilgi verildi bilhassa sormuştum. Bu şekilde olacağını bilseydim krediyi o bankadan kullanmazdım. Bu yapılan keza kul hakkına girer, keza de kandırmaya. Yalan söylenerek kredi kullandırılmaz.”

“Bunu yapan başka banka olsa zoruma gitmezdi”
“1 ay önce ev finansmanı aldım. Muhtemel bir faiz indiriminde yapılandırma yapabilir miyim dedim? Görevli hanımefendi “ast yapılandırabilirsiniz” dedi. Faizler iner inmez bankaya ulaştım “yapılandırma yapmıyoruz” dediler. Bunu yapan başka banka olsa zoruma gitmezdi.”

“Faizden kaçmak isteyen bizleri faize özendirme etmekten başka bir şey değil”
“02.08.2016 tarihinde 120 ay ev finansman kredisi kullandım. Yine bu ay içinde kredi oranlarında düşüşler yaşandı ve ben de bankayı arayarak kredimi yapılandırmak istedim fakat aldığım yanıt aleyhinde şok oldum. Bana “Katılım bankalarında kredi transferi ve yapılandırma olmadığı” söylendi. Ama diğer bir katılım bankasında çalışan arkadaşıma sorduğumda yapılandırmanın bulunduğunu söyledi. Müşterinin lehine olan değişiklikleri faizci bankaların uygulayıp faizden kaçan ve katılım bankalarını tercih eden bizlere niçin bu şekilde işkence olduğunu anlamakta zorluk çekiyorum. Ben kredimi güncel oranlarda yapılandırmak istiyorum ve bu konuda gerekli bütün girişimleri yapacağım. Bu uygulama faizden firar etmek isteyen bizleri faize teşvik etmekten başka bir şey değil.”

“Güven sarsıldı”
“2 ay önce Katılım vasıtasıyla konut elde etmek için şubeye gittiğimde bana öteki katılım bankalarından bambaşka olarak, kar oranlarında indirim yapılması halinde indirim yapacaklarını belirttiler (çıkması halinde herhangi bir yansıtma olmaz zaten, doğrusu yapılan işlemin fıkhi mahiyetine binaen indirim de söz konusu değil fakat banka tek yanlı olarak hibe yaptıklarını belirttiler). Şimdi indirim yapıldı ama bize bu indirim yansıtılmadı ve cümbür cemaat öbür bir şey konuşuyor. Şube müdürü “yanına varılmaz pahada bir fark olursa” diyor (aldığımız oran %1,08, şimdiki kesilmiş hali 0,95, bu fahiş olmuyorsa neyi fahiş kabul edeceğiz), şubedeki memur “1-2 aya yapılacak” diyor, diğer bir yerdeki birey “önümüzdeki seneden önce şiddet” diyor, merkezden gelen cevapta “indirim olmayacak” deniliyor. Madem yapılmayacaktı niçin söz ve güven sarsıtıldı? Bu mağduriyetin hesabını kim verecek?” 

sizlere Turkmynet.Com farkıyla sunulmuştur

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ