11.04.2018 - TURKMynet.Com Portalı & Sohbet ve Eğlence Sitesi

Numan Kurtulmuştan, ABD Başkanı Trumpa 2 çağrı

Numan Kurtulmuştan, ABD Başkanı Trumpa 2 çağrı
Rate this post

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısının ardındaki açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, 9 Ocak’ta başlayıp 21 Ocak’ta sonlanan tüzük değişim teklifi görüşmeleri ile ilgili emeği geçenlere teşekkürlerini ileterek, birinci, ikinci ve nihai oylamanın hayırlı olmasını dilediklerini söyledi. Alınan kararın yasal prosedürler peşine düşüp takip edilerek sandığın milletin önüne geleceğini anlatan Kurtulmuş, nihai kararın ’milletin’ olduğunu ifade etti. Süreç içerisindeki tartışmalara işaret eden Kurtulmuş, “Bu paket rejim değişikliği ile ilgili paket değildir, bu bir sistem değişikliği meselesidir. Cumhurbaşkanlığı sistemini getiren pakettir” dedi.

Dün itibarıyla yürürlüğe giren KHK’lara dikkat çekici eden Kurtulmuş, “4 kararname yayınlanmıştır. Bu kararnamelerle ilgili manâlı bulduğumuz birkaç hususun altını çizmek isterim. Bunlardan birincisi, OHAL işlemleri analiz komisyonunun yerleşmiş olmasıdır. Yani, OHAL kararları çerçevesinde, işten atılanlar, açığa alınanlar, uzaklaştırılanlar, kapatılan dernekler, vakıflar, devredilen şirketler, bu alanda alınan tüm kararlar ile ilgili bir itiraz mercii ve bu kararların gözden geçirileceği kurum olarak 7 karakter komisyonun kurulması kararlaştırılmış ve bu komisyonun da 2 yıl süreyle çalışması öngörülmüştür. Eğer gerekirse, ondan sonraki yıllarda da Bakanlar Kurulu birer yıl süreyle bu alıştırma takvimini uzatabilecektir. Bu süreçte yapılan bir eksiklik varsa onun giderilmesi, hatalı kararlar alınmışsa bu hatalı kararların düzeltilmesine imkan sağlayan etkin iç hukuk sürecidir. Bu sürecin tarafsız ve başarılı bir şekilde yürüyeceğine inanıyoruz” biçiminde konuştu.

Bu KHK’lar çerçevesinde kayda değer buldukları bir hususun da nezaret süresinin 30 günden 7 güne indirimli olması olduğunu anlatan Kurtulmuş, “O zaman içerisinde FETÖ ile alt olanların ciddi bir şekilde denetleme ve takibi ile ilgili getirilen bu karar ve bunun yanına birincil 5 gün içerisinde avukatla görüşme yasağı da kaldırılmış, dolayısıyla gözaltında bulunanlar 7 gün içerisinde hakkında işlem yapılacak ve avukatları ile görüşme yasağı da kaldırılarak avukatları ile görüşmeleri imkanı sağlanacaktır” dedi.

KHK’lar çerçevesinde millet görevinden 367 kişinin ihraç edildiğini anlatan Kurtulmuş, benzer kararname zarfında 124 kişinin göreve iade edildiğini ifade etti. KHK’larla gelen manâlı hususlardan birtanesinin de gazilerin tümünün aralarındaki farkların kaldırılarak tüm gazilerin yararlanacağı hakların ortaya konulduğunu kaydeden Kurtulmuş, takriben 19 bin kişinin terörle uğraş esnasında herhangi bir uzvunu kaybetmiş, fonksiyon kaybına uğramış kişilerin bin 404 lira ile 2 bin 150 lira arasında gazilik maaşı alacağını bildirdi. Kurtulmuş, yaralanmalarının derecesine göre de 6 kademede kademelendirilerek bütün gazilerin bu kapsam içerisine alındığını dile getirdi.

ASTANA ZİRVESİ

Astana zirvesine değinen Kurtulmuş, “Türkiye olarak uzun bir süredir, Suriye barışının sağlanması için ilgili muhataplarla görüşmeler yapıyoruz. Bu görüşmeler sonucu Astana süreci şekillenmiştir. Suriye halkı fazla çekti. Son derece zalim, maliyeti yüksek bir savaşla karşısında karşıya kaldı. Canım şehirler yerle bir edildi. Tarih, medeniyet ortadan kaldırıldı. 13 milyon Suriyeli sığınmacı haline geldi. Bu ağır tablo, insanların yüreğini sızlatan tablo almak mecburiyetindedir. Suriye halkının isteyeceği adil ve daimi barışı sağlamak tüm uluslararası camianın sorumluluğudur. Türkiye üzerine düşen sorumluğu yerine getirmiştir. Biz, bu süreçten umutluyuz. en başta aykırı, öbür olan görüşleri görüşmeleri sürdürdükçe belirlenmiş bir noktaya gelecektir. Türkiye, Rusya, İran ve ABD’nin bu sürece olumlu katkılarının olmasını ümit ediyoruz” açıklamasında bulundu.

TRUMP’IN GÖREVİNE BAŞLAMASI

Kurtulmuş, ABD’nin yeni başkanı Trump’ın göreve başladığını belirterek, “Ümit ederiz ama yeni idare keza Ortadoğu’da barışı sağlayacak perspektiflere sahip olsun, hem dünyada barışı sağlayacak önemli adımların atılabilmesine olanak sağlayacak inisiyatifler alsın. Türkiye ile ABD ilişkileri bakımından eski yönetim vaktinde tekrarlanan hataların tekrarlanmayacağı kanaatindeyiz. Türkiye ile ABD arasındaki yeni dönemdeki ilişki, uzun senelerdir devam eden müttefikliğin gerektirdiği seviyede olması amacımızdır. Bu çerçevede Trump yönetiminden özellikle Türkiye-Amerikan ilişkilerini bitmiş sağlamlaştırmak bakımından, iki konuda görüşlerini gözden geçirmelerini tavsiye ediyoruz. Bunlardan birisi, 15 Temmuz darbesinde bu halkın tamamına karşı suç işlemiş olan, bir haydut çetesinin başı olan Gülümseyen’in ABD’den Türkiye’ye iadesi ve bu vakit içerisinde halen orada oturuyor ama sadece sessiz sakin oturmuyor, bütün uluslararası networkünü harekete geçirecek, arasında irtibatlarını kurabilecek şekilde o networkü kullanıyor, hem bunun iadesi ile ilgili sürecin başlatılması ayrıca bu süreç içerisinde de kendi örgütüyle haberleşmesinin kesilmesi ve networkün kullanılmasının önüne geçilmesi ABD yönetiminden en esas isteklerimizden birisidir. Bu uzun yıllara sarih olan müttefiklik hukukumuzun gereğidir. İkinci temel mesele ise PYD’ye verilen desteklerin sona erdirilmesidir. Bölgede birkaç bin militandan ibaret olan bu silahlı gücün maalesef bölgedeki istikrarsızlığın bir unsuru haline geldiği açıktır. Dolayısıyla Türkiye, ABD’den PKK ile bağlantılı bir şekilde Türkiye’ye karşı da terör faaliyetlerini yürüten bu örgüte artık takviye vermemesini, bunların arkasından durmaktan vazgeçmesini ısrarla istek etmektedir. Bu iki konudaki gelişme Türkiye-ABD arasındaki ilişkilerin yeniden güçlü ve sağlam bir ışık halkası gelmesine vesile olacaktır” diye konuştu.

Kurtulmuş, açıklamaları sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın Para Politika Kurulu’yla yarın yapacağı toplantısının hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, “Bağımsız bir kurumdur. Biz hükümet olarak kendi belli başlı politikamız çerçevesindeki görüşlerimizi söyleriz, nasıl karar alacağını da sizler gibi bekleriz” diye konuştu.

Bir gazetecinin, “CHP’nin Meclis’te mükerrer oylar kullanıldı gibi bir ifadesi var” sorusuna Kurtulmuş, “CHP’nin artık birtakım mazeretler üretmesine lüzum değil. Meclis kararını verdi, Meclis’in bundan sonradan oluşturacağı birşey yoktur, CHP’li arkadaşlar boşu boşuna heveslenmesi. Meclis defteri kapanmıştır. Bundan daha sonra halkın kararına bakacağız. Halk oy verecek. Cümbür Cemaat meydanlara çıkacak. Kimisi evet kimisi hayır yönünde kampanyalar yapacak. Insanlar evet dese de hayır dese de başımız gözümüz üstüne. Önce CHP’li arkadaşların bu olgunluk içerisinde bu süreci yönetmeleri gerekir. Bunlardan bir şey çıkmaz. Meclis’teki oylamaların arkasında mazeretler üretmekten bir şey çıkmaz, bir netice da elde edilemez” karşılığını verdi.

“OHAL BAŞKA BU BAŞKA MESELE”

Referandumdan önce OHAL’ın kaldırılıp kaldırılmayacağının sorulması üzerine Kurtulmuş, “Yasal prosedürdür. Meclis bu kararı Cumhurbaşkanlığına iletecek, Cumhurbaşkanlığı da bu kararı onayladıktan sonradan Devlete Ait Gazete’de yayımlanacak. 60’ıncı gününde de halk oylaması yapılacak. İmza süreçlerinin tamamlanması, Resmi Gazete’de yayımlanmasını bekleyeceğiz. OHAL diğer bu diğer mesele. Tarih ortaya çıksın, tarih ortaya çıktıktan sonradan sorunun cevabı ortaya çıkmış olur” dedi.

Astana Zirvesi’ne ilişkin soruya Kurtulmuş, “Savaşan tarafların bir araya gelmesi bakımından Astana önemliydi. Biz şunu söylüyoruz, evet bir uzlaşma diyoruz ama peşinde bir şey daha ilave ediyoruz, adil ve daimi uzlaşma olsun. Hiç kimse Suriye halkına bir barışı dayatamaz, diretemez. Halkın kabul ettiği bir uzlaştırma daimi olan odur. Süreci bekleyeceğiz, müzakereler gelişecek ve bunun sonucunda nasıl bir tablo ortaya çıkacağını göreceğiz” cevabını verdi.

Trump döneminde FETÖ’nün geri iade edilmesi ile ilgili taleplerin tekrarlanacağına dikkati çeken Kurtulmuş, sürecin ilgili muhataplara sunulmasıyla başlayan bir süreç olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, “Esas olan yeni Amerikan yönetiminin niyetini ortaya koymasıdır. Yeni Amerikan yönetimi 3-5 tane eşkıyayı idare eden eşkıyayı mı seçim edecek yahut 80 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti’ni mi tercih edecek. Biz, ısrarla FETÖ’nün iadesi ile ilgili taleplerimizi dile getiriyoruz, sonuç alacağımızı düşünüyoruz” dedi.

DOĞU KUDÜS’TEKİ IKÂMETGÂH

Doğu Kudüs’teki yerleşime ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, “Doğu Kudüs’teki yerleşimler her bakımdan BM kararlarına tutarsız, uluslararası hukuka aykırıdır. Doğu Kudüs’ün Müslüman ve Yahudilerin müşterek bir şehri olması ve giderken orada oluşmuş olan milletlerarası hukuka riayet ederek yeni mesken yerleri açılmaması belli başlı olandır. Her yeni ikâmetgâh yeri milletlerarası hukukun ihlalidir. BM kararlarının ihlalidir. Kabul edilemez işgaldir” diye konuştu.

OHAL işlemlerini analiz komisyonuna ilişkin soru üstüne Kurtulmuş, “4 kişi Başbakanlık tarafından atanacak. Hak Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı kadar tespit edilecek kişiler var, hem HSYK kadar tespit edilecek kişiler bu komisyonda yer alacak ifadelerini kullandı.

Enise Vural

 

sizlere Turkmynet.Com farkıyla sunulmuştur



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ